ELEŞTİRİ
Kendini yaratamayan insan: Homo homunculus
İnsan, insan yapamamıştır. Oysa sürekli olarak buna çalışmıştır.
ELEŞTİRİ
İnsan, insan yapamamıştır. Oysa sürekli olarak buna çalışmıştır.
ELEŞTİRİ
Türkiye kültürel yaşamına hakim olan "yarım-kültürlülüğün" bir "ekonomi-politiği" var.
ELEŞTİRİ
İlk bakışta aşk diye algıladığımız şey, aslında sevgi değil meraktır.
ELEŞTİRİ
ELEŞTİRİ
Valery Lobanovski niçin önemlidir? Birincisi, futbol adı verilen bir oyuna ilk kez bir "geometri" uygulamaya kalkıştığı için. Ona futbolun Spinoza'sı desek yeridir. Tarihte ilk kez futbol sahasını tam anlamıyla "parselleyerek" (öyle derler ya; ama terim yeterli değildir, çünkü bir durağanlık anlamı içerir) geometrik işleyen
ELEŞTİRİ
ELEŞTİRİ
Sosyoloji ve genel olarak sosyal bilimler, özellikle akademik evrimleri boyunca gittikçe bir “kanaatler sosyolojisi” karakteri kazanmaya meylettiler. Yani aslında en değişken toplumsal olgulardan olan kanaatlerin bir koleksiyonu, bir filtrelenmesi ve bir özetlenmesi olarak kendi pratiklerini biçimlendirdiler. Bu durum genel olarak beşeri bilimleri önemli bir epistemolojik problemle karşı karşıya bırakmaktadır: Kanaatlerin
ELEŞTİRİ
İnsanların, sanatçılar da dahil olmak üzere tarihin bazı dönemlerinde "Artık sanat mümkün mü?" gibisinden sorular sordukları olur. Derken, bütün bu soruların bir "sinirsel çöküşün" etkilerinden ibaret olduğunu gösterecek şekilde, sanat, Rönesans'ta olduğu gibi, Barok'ta olduğu gibi, modern sanat konusunda olduğu gibi yeniden
ARAŞTIRMA
Yazarlar yazdıkları şeylere pek o kadar benzemek zorunda değiller. Ama bunu başaran kimi yazarların temsil ettikleri çok özel bir yazın tipini bir "tür", bir "janr" olarak ayırt etmek gerekir: Meczup Edebiyatı. Bu edebiyat "delirmişlerin", depresyonun ivmesiyle intihara sürüklenen Virginia Woolf'un, çılgınca akan
ELEŞTİRİ
Enformasyon, pazarlama, haber, reklamcılık, iletişim, kampanya, kamuoyu... Her şeyden önce bu sözcükleri bizzat medyanın günlük hayatımıza, ekonomik-siyasi ve toplumsal retoriğimize dahil etmiş olduğunu hatırlatmakta yarar var. Genel yönelim, bu sözcüklerin her birine yüklenen “olumlu” anlamın mutlaklığına duyulan hayranlıktır. Etik ve düşünce açısından son derece yoksul olan medyamızın kendi gücüne
ELEŞTİRİ
Hayatın ifadesini Dostoyevski’nin yaptığı gibi yaparsanız onu ifade etmekle uğraşmak zorunda kalmazsınız.