Fon krizi: Ne oldu, niye oldu, nasıl çözülecek?
Yıllardır pompalanan finansallaşma ideolojisi, çalışıp biriktirerek kurmanın imkansız olduğu bir hayat vadediyor.
Eylül ortasında bazı yatırım fonlarının yatırımcıların para çekme taleplerini zamanında karşılayamamasıyla görünür hale gelen sorun, borsada sert satışları tetikledi. Bir portföy yönetim şirketinin 15 Eylül’de bazı fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıklamasını başka fonlara ilişkin ödeme sorunları izledi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yedi portföy yönetim şirketinin fonlarında işlemleri durdurdu ve 131 fonu tasfiye sürecine aldı. Finansal piyasaların kendine özgü dili ve söz konusu fonların gerçekleştirdikleri dolambaçlı işlemler zinciri olup biteni çoğu zaman kafa karıştırıcı bir hale getirse de meselenin özü o kadar karmaşık değil. Ortaya çıkan bulgular, bazı fonlarda basit bir likidite yönetimi sorununun ötesine geçen, piyasa dolandırıcılığı ve ilişkili taraf işlemleri şüphesi taşıyan kapsamlı bir düzenekle karşı karşıya olduğumuza işaret ediyor.
Ne oldu?
Sorun, bazı fonların yatırımcıların geri ödeme taleplerini zamanında karşılayamamasıyla görünür hale geldi. Bir yatırım fonunun 15 Eylül’deki ödeme güçlüğü açıklamasını başka fonlara ilişkin sorunlar ve piyasadaki satışlar izledi. Fonlardan para çekme talepleriyle birlikte borsada sert düşüşler yaşandı. SPK’nın açıklamasına göre tasfiye sürecine alınan fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor. Fonların toplam büyüklüğü ise 891 milyar TL (18.3 milyar dolar) civarında. Bu tutar yatırımcıların başlangıçta yatırdığı toplam ana parayı değil, müdahale öncesindeki fiyatlar üzerinden hesaplanan toplam net varlık değerini gösteriyor. Likit olmayan varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan satılabileceği ve yatırımcıların ne kadarını geri alabileceği ise henüz belli değil.
Görünen o ki sorunun merkezinde bazı yatırım fonlarının borsada fiili dolaşımı düşük hisselerde piyasanın taşıyabileceğinden çok daha büyük pozisyonlar oluşturması yer alıyor. Sistemin nasıl çalıştığını basit bir örnekle açıklayabiliriz: Diyelim ki bir yatırım fonu, küçük bir şirketin işlem hacmi sınırlı hisselerinden büyük miktarda satın alıyor. Bu alım fiyatı yükselttiğinde fonun daha önce elinde tuttuğu hisselerin de değeri artıyor ve böylelikle fonun kâğıt üzerindeki getirisi yükseliyor. Yüksek getiri, daha fazla yatırımcının bu fona yönelmesine yol açıyor, gelen yeni paralarla aynı hisseler alınmaya devam ediyor ve hisse fiyatları daha da yükseliyor. Para girişi sürdükçe başka küçük şirketlerin yine işlem hacmi sınırlı hisseleri de alınmaya başlıyor. Bu da ortaya şöyle bir döngü çıkarıyor: Yeni para girişi → hisse alımları → yükselen hisse fiyatları → yüksek fon getirisi → yeni yatırımcılar → yeni para girişi…