Alman’ı Alman’a Alman’la anlatma sanatı: “Sarı Zarflar”
Sarı Zarflar filmi "Avrupa liberalizmine giriş" niteliğinde bir ders kitabı gibi.
Geçtiğimiz günlerde vefat eden Jürgen Habermas’ın ardından çeşitli anma yazıları kaleme alındı. Bu yazıların hemen hepsinde sosyal bilimlere sunduğu paha biçilmez teorik katkılardan söz edilerek düşünürün hakkı teslim ediliyordu. Ancak söz konusu yazılar arasında Habermas’ın bilhassa 7 Ekim’in ardından İsrail’e verdiği açık ve koşulsuz desteğe, bu desteğin altyapısı olarak fikirlerinin Avrupa-merkezciliğine işaret edenler dikkat çekiyordu.[i]
Belirli bir toplumsal durumu bambaşka bir bağlamın ürünü olan kavramlarla değerlendirme konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Walter Benjamin’in metnini kurduğu bağlamla benzeştiği ve ayrıştığı boyutları tartışmadan, dünyanın herhangi bir kentinde aylakça dolaşan her insanı flanör ilan edemezsiniz. Zira Avrupa kentlerinin içinden geçtiği kapitalist modernleşme sürecinin belirli bir anında ortaya çıkan özgül bir tiptir flanör. Aynı şey “uygarlık” ya da “demokrasi” gibi siyasal olarak araçsallaştırılmaya müsait kavramlar için de söz konusudur.[ii] Başka bir coğrafyanın uygarlık düzeyini Avrupai yaşam tarzı göstergeleriyle ya da demokratik gelişmişliğini Batı’daki kurumsal yapıya benzerlikle ölçme gafletine düşerseniz metodolojik bir hata yapmakla kalmaz, emperyalizm için oldukça faydalı ideolojik söylemlerin üretimine de katkıda bulunursunuz.
İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filminin yukarıdaki tartışma için verimli bir kaynak olduğu iddia edilebilir. Sinemadaki görüntüleri üst üste bindirme tekniğini yaratıcı biçimde mekana uygulayan Sarı Zarflar’da Türkiye rolünde Almanya oynuyor. Bu tercihiyle film, Türkiye’de yaşananların bir istisna olmadığını, pekâlâ Habermas gibi yiğitler doğurmuş Almanya’da bile vuku bulabileceğini söylüyor, bir bakıma Batılı izleyiciye “anlatılan senin hikayendir” mesajı veriyor. Öte yandan film ilerledikçe sinemanın “Alman’ı Alman’a Almanca anlatma sanatı” olarak ele alındığına dair emareler birikmeye, hikayenin kime ait olduğu netleşmeye başlıyor.