Başkaları direnince biz neden umutlanıyoruz?

Meydanları dolduran kalabalıkların aynı sloganda buluşması bizi beklemediğimiz kadar sarsıyor. 

Paylaş
Başkaları direnince biz neden umutlanıyoruz?
Cumhuriyet Meydanı, Paris, 17 Ekim 2026. Fotoğraf: AFP.

Fransa’da gençlerin sokaklara çıktığı görüntüleri izlerken içimizde kıpırdayan şey, başka bir ülkede olup bitene duyulan sıradan bir ilgiden fazlasıymış gibi görünüyor. Meydanları dolduran kalabalıkların, okullarının önünde toplanan öğrencilerin, birbirini hiç tanımayan insanların aynı sloganda buluşması bizi beklemediğimiz kadar sarsıyor. 

Oysa karşı çıktıkları iktidar bizim iktidarımız değil, talepleri gündelik hayatımıza doğrudan temas etmiyor, mücadelenin de nereye varacağını bilmiyoruz. Öyleyse neden başka bir ülkede insanların direnişe geçmesi bizi umutlandırıyor? Daha önemlisi, içinde olmadığımız bir mücadelenin görüntüsü neden bu kadar güçlü duygular yaratabiliyor?

Bu sorunun yanıtı, dayanışma duygusunun ötesinde, kendi siyasal varoluşumuzla ilgili. Birilerinin değiştirmek için harekete geçtiği dünyaya bakarken, kendi hayatımızın da pekâlâ değiştirilebilir olduğunu hatırlıyoruz. Bu hatırlamanın neden bu kadar önemli hale geldiğini anlamak için soluk aldığımız dönemin siyasal atmosferine belki biraz daha yakından bakmak gerekiyor.