Bastırılan Kürdün geri dönüşü: “Kurtuluş”
Emin Alper’in sinemasını tanımlayabilecek en iyi kavram “kuşatılmışlık” olabilir.
Kurtuluş’la beraber beşinci filmine ulaşan Emin Alper’i “derdi olan yönetmen” kategorisine çift anlamlı bir şekilde dahil etmek mümkün: Sanatını pür estetiğe hapsetmeden sosyopolitik bir zeminde kurmaya gösterdiği itina doğrultusunda mercek tuttuğu hakiki, derin, “kanayan” meseleler üzerinden “Emin Alper’in bir derdinin olduğu” söylenebileceği gibi, kendini her seferinde yine aynı yarayı kurcalayıp kanatırken bulduğu için de ha keza (bu kez seyircinin değil kendisinin boğuşup aşması gereken) “bir derdinin olduğundan” dem vurulabilir.