Bu şehir arkandan gelecektir
“Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir.”
Söze dürüstlükle başlayayım: Ben hayatımda doğduğum şehirden başka bir yerde hiç yaşamadım, doğduğum şehirden herhalde en fazla üç ay uzakta kalmışımdır. İstanbulluyum. Ne Anadolu’yu bilirim, ne Avrupa’yı, ne de Afrika’yı. Bu deneyimi yaşamış ve yaşamamış insanları hiçbir zaman büsbütün anlayamam ama bildiğim başka bir şey var, Deniz Göktaş’ın mahkemedeki savunmasından bir bölüm:
Döndüm, havaalanında polisler beni aldı. Telefonum bile cebimdeydi. Kelepçe bile takılmadı. Biz yürürken havaalanı polislerinin hepsi “Sen salak mısın, niye döndün?” dediler. Yani polislerin bile ülkeden bıkmış ve ülkeyi terk etmek istemesi üzücü.
“Sen salak mısın, buraya döndün?” sorusu geldiğinde verilen yanıt bu. Üstelik bu soruyu yalnızca Deniz Göktaş’ın bahsettiği polisler sormuyor. Bir şekilde ülkeden ayrılıp bir şekilde geri dönmüş herkese, hemen herkesin sorduğu bir soru bu. Bazen neden gitmedin, bazen neden döndün, bazen “ben olsam var ya,” diye başlıyor. Ama işin aslı, bu sorular ve cevapları, kendi biricik gerçekliğimiz, biricik ihtiyacımızdan fazlasını anlatıyor. Bize, milyonlarca insana, metreküplerce toprağa, binlerce ağaca, hayvana bir soru soruyor. Onların varoluşu (bizim varoluşumuz) baştan sona hatalı, baştan sona yanlış kararlarla dolu, baştan sonra fırsat verilmemiş, biraz acınası yaşamlar mı? Biz boşuna mı nefes alıyoruz? “Bu ülkede yaşanmaz,” cümlesini tekerleme gibi her gün defalarca duyuyoruz. Aynı cümleye her şeyi sığdırmaya çalışıyoruz. Bazen bankada sıraya kaynak yapan insana öfkemizi, bazen bizi umutsuzluğa sürükleyen bir kadın cinayetini, bazen bir seçimin sonucunu. Bir toprakta doğmak, orada büyümek, orada yaşamak, kısacası bize dair her şey o cümleye sığıyor mu gerçekten?
Dün Twitter’da “göç deneyimi her zaman kötü değildir, biz de pekâlâ dünya vatandaşıyız” minvalinde tartışmalar okudum. Okumaz olaydım. Kafamıza ilk takılan soru: (hiç sormadığımız halde) Türkiye’den göçenler neden sürekli kendilerini açıklıyor? Genelleme yapıldığı için genellemeyle karşılık vereceğiz mecburen. Esasen yine kimse bir açıklama istememişti. Deniz Göktaş tutuklanacağını bile bile neden döndüğünü anlatmıştı. Ama bu tartışma göçmen olmakla ilgili temel bilginin eksik olduğunu hatırlatıyor bize. Göçmen olduğunuzda başka bir ülkenin sınırından geçip siyasi veya sosyolojik bakımdan oraya ait olmazsınız. Sınırı geçersiniz ama sınır da sizinle birlikte gelmeye başlar. Sınır pasaportunuzdadır, sınır dilinizdedir, sınır siyasi statünüzde, yasal haklarınızda, iki gün sonra bambaşka bir şekilde değişecek kanunlardadır, sınır başka insanların yüzlerindedir.