"Hepimiz yüzüyoruz burada"
İnsanlar çarşı pazar fiyatlarının dehşetiyle yüzleşmeden önce hayal ürünü korkular yaşamayı severler.
2025’te dört romanım ve iki kısa öyküm sinema filmlerine ve dijital platformlardaki dizilere uyarlandı. Bunu kafa karıştırıcı, şaşırtıcı, hatta düpedüz tuhaf buluyorum. Kabul ediyorum tabii, fazlasıyla havalı da.
Bunun nedenlerinden biri, O (It, 2017) romanımın Andy Muschietti yönetmenliğindeki sinema uyarlamasının sarsıcı başarısıdır. Filmin başarısı, Bill Skarsgard’ın kana susamış dans eden palyaço rolündeki ilham verici performansına çok şey borçludur. Pennywise karakteri artık Freddy, Jason ve Michael Myers ile birlikte modern zamanların en büyük öcüleri arasında yerini almıştır. Yetenekli aktör Skarsgard başka ne yaparsa yapsın, kariyerinin geri kalanında bu palyaçonun mirasını (ve yükünü) taşıyacaktır.
Filmin bütçesi mütevazıydı, 30 milyon dolardı. Warner Bros.’tan projeyi devralan New Line’ın da mütevazı bir gişe beklentisi içinde olduğu Muschietti’yi seçmelerinden pekâlâ anlaşılıyordu; yönetmenin önceki filmi (Mama, 2013) yaklaşık 15 milyon dolara mal olmuştu, filmin senaryosunu Andy Muschietti ile kızkardeşi Barbara Muschietti birlikte yazmıştı. Dahası, New Line bu filmi İşçi Bayramı’nın (ABD’de eylül ayının ilk pazartesi günü) ardından piyasaya sürdü, bu dönem genelde vizyon takviminin şubat ve mart ayından sonraki en ölü zamanı kabul edilir.
Kimsenin hesaba katmadığı —en azından benim hiç katmadığım—şey şuydu: Artık R-dereceli (18 yaşından küçüklerin izleyemeyeceği) bir filme gidebilecek yaşa gelmiş koca bir kuşak, onlar henüz çocukken Pennywise’ı canlandıran Tim Curry yüzünden travma yaşamıştı. Curry, Dans Eden Palyaço Pennywise rolünü ABC kanalının mini dizisinde üstlenmişti (bütçesi yalnızca 12 milyon dolardı). Tommy Lee Wallace’ın yönettiği bu mini dizi reyting başarısı elde etmiş, eleştirmenlerin de övgüsünü almıştı; nasıl olduysa “14 yaşın altındaki karakterleri ölümcül tehlikeye sokmayacaksın” biçimindeki yazılı olmayan televizyon sansür kuralını da aşmıştı. Tim Curry, Pennywise rolünde harikaydı; Amerika’daki (ve belki dünyanın geri kalanındaki) çocuklara kırmızı bir balon uzatmasından ve “hepimiz yüzüyoruz burada” vaadinden korkmaları için bolca neden vermişti.