Dijital çağda erkeklik, sınıf ve otorite: Broligarchy

“Broligarchy” terimi yalnızca bir toplumsal tipi tarif etmez, anlam üzerindeki mücadeleye de müdahale eder.

Paylaş
Dijital çağda erkeklik, sınıf ve otorite: Broligarchy

İktidar öylece var olmaz, güç biriktirerek kendini gerçekleştirir, dil aracılığıyla okunur hale gelir. Bir yapıyı adlandırmak, onu düşünülebilir, tartışılabilir ve görünür kılmaktır. Michel Foucault’nun belirttiği gibi, “Söylem yalnızca mücadeleleri ya da tahakküm sistemlerini tercüme eden şey değildir; uğruna ve aracılığıyla mücadele edilen şeydir.”

Bu bağlamda, geçen yıl Cambridge Sözlüğü’ne eklenen “broligarchy” (özellikle teknoloji sektöründe çalışan, siyasi nüfuza sahip, güçlü ve zengin erkek grubu) terimi de yalnızca bir toplumsal tipi tarif etmez, anlam üzerindeki mücadeleye müdahale eder. “Bro” tipinin gündelik erkekliğini oligarşik iktidarın ağırlığıyla birleştirir, duygulanım ile otoriteyi tek bir sözcükte eritir. Yüzeyde oyunbaz görünen şey, ciddi bir söylemsel edim gerçekleştirir: teknoloji gücünü tarafsız bir yenilik veya bireysel zeka olarak değil, sermaye kadar kültürel rahatlık yoluyla da yöneten, cinsiyete ve sınıfa dayalı bir oluşum olarak yeniden çerçeveler.

Terimin içine gömülü olan sav tam da bu gayriresmiyet ile tahakküm arasındaki gerilimde yatar. Broligarchy, iktidarın gerçek olabilmesi için ağırbaşlı, mesafeli ya da açıkça otoriter görünülmesi gerektiği mitini deler. Bunun yerine çağdaş egemenliğin çoğu zaman dostluk, ironi ve kendini fazla ciddiye almama ısrarı üzerinden işlediğini açığa çıkarır. Bro’ları “yönetici” diye adlandırmak, teknoloji elitini çevreleyen meritokrasi ve “hak edilmiş masumiyet” aurasını bozar. Kamusal algıyı dahi kurucu anlatılarından uzaklaştırıp servetin, karar alma gücünün ve kültürel meşruiyetin dar bir erkek topluluğunun elinde olduğu yapısal bir yoğunlaşma anlayışına kaydırır. Böylece dijital çağda sınıf iktidarının, sınıfın dilini giderek inkar ederek kendini yaşam tarzı, kişilik ya da “vibe” olarak sunma biçimini deşifre eder.