Filistin'den geriye kalan

Senden Geriye Kalan filmi, yalnızca on yıl önce çekilmiş olsaydı “sessiz çoğunluk” tarafından nasıl karşılanacağını sormamak elde değil.

Paylaş
SENDEN GERİYE KALAN (Cherien Dabis, 2025).
SENDEN GERİYE KALAN (Cherien Dabis, 2025).

Ekim 1970’te, Beyrut’ta bulunduğu sırada Mossad’ın düzenlediği bir suikastla hayatını kaybetmesinden iki yıldan az bir süre önce, büyük Filistinli yazar ve gazeteci Gassan Kanafani —o dönemde Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin sözcüsüydü— Avustralya’nın ABC kanalına bir röportaj vermişti. İnternette kolayca bulunabilen bu söyleşiden, Kanafani’nin dile getirdiği ve Filistin kökenli Amerikalı oyuncu Cherien Dabis’in üçüncü filmi Senden Geriye Kalan (All That’s Left of You, 2025) ile kusursuz biçimde örtüşen iki düşünce süzülebilir.

Kanafani, röportajın ilk bölümünde şöyle der: “Bizim için ülkemizi özgürleştirmek, onurumuzu korumak, saygı görmek, basitçe insan haklarımızı elde etmek, hayatın kendisi kadar temel bir şeydir.” İkinci bir anda ise şunu ifade eder: “Dünya tarihi her zaman zayıfların güçlülerle mücadelesinin tarihidir; zayıfların, güçlülerle savaşmak için haklı gerekçelere sahip olduğu, güçlülerinse güçlerini zayıfları sömürmek için kullandığı bir tarihtir.”

Yaklaşık 80 yıldır milyonlarca Filistinli “onurunu korumak, saygı görmek, insan haklarına kavuşmak” için mücadele ediyor. Buna rağmen, Dabis’in filmi 2025’te üretilmiş olmak yerine yalnızca on yıl önce yazılmış, düşünülmüş ve çekilmiş olsaydı “sessiz çoğunluk” tarafından nasıl karşılanacağını sormamak elde değil. Çünkü acı gerçek şu ki, İsrail ordusunun yürüttüğü ve inkarı imkansız hale gelen soykırımın kanıtları ortaya saçılana kadar, pek çok kişi aslında onyıllardır Batılı demokrasilerin sessizliği içinde süren planlı bir nüfus boşaltımının sahnelenişi karşısında kaşını kaldırır, yaşananlara kuşkuyla bakardı. Bugün ise çoğu insan Dabis’in çizdiği aile dramı karşısında duygulanır görünüyor.