Yan yana ama ayrı: Avrupa’da bireyselleşme ve sınıfın dağılışı
Avrupa’nın büyük kentlerinde hayat kusursuz işleyen bir makineyi andırsa da, bu düzen sessizce çözülmektedir.
Avrupa’nın büyük kentlerinde hayat ilk bakışta düzenli, sakin ve kusursuz işleyen bir makineyi andırır. Trenler zamanında gelir, sokaklar temizdir, kurumlar büyük ölçüde aksamadan çalışır, herkes birbirinin alanına saygı gösterir. Fakat bu düzenin altında daha sessiz ve derin bir çözülme birikir. Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirini tanımaz, komşuluk bir hatıraya dönüşür, insanlar aynı işyerinde yıllarca çalışır ama birbirlerinin hayatına değmeden dağılır. Kalabalık vardır fakat toplum zayıflamaktadır. Avrupa’da bugün giderek görünür hale gelen aşırı bireyselleşme, yalnızca kültürel bir tercih ya da ahlaki bir bozulma değil, sınıfsal bir dönüşümün gündelik hayattaki görünümüdür.
Sabahın erken saatlerinde bir lojistik deposunda vardiya başlar. Barkod sesleri, taşıma bantlarının uğultusu ve ekranlara düşen sipariş listeleri arasında yüzlerce insan yan yana çalışır ama neredeyse kimse kimseyi gerçekten tanımaz. Herkes aynı ritmin içine çekilmiştir ama ortak bir hayatın değil ortak bir hızın parçasıdır. Konuşmalar kısa, temaslar zayıf, zaman parçalıdır. Aynı çatı altında toplanmış bu kalabalık, toplumsal bir birlikten ziyade sermayenin senkronize ettiği yalnız bireyler toplamı gibi görünür. Bu manzara modern Avrupa’nın çok sayıda işyerinde, mahallede ve kurumda farklı biçimlerde tekrar eder.
Bu tabloyu yalnızca ahlaki bir gerileme olarak okumak kolaycılık olacaktır. “İnsanlar bencilleşti”, “kimse kimseyi düşünmüyor”, “modern hayat herkesi soğuttu” demek görünen yüzeyi tarif eder. Ama görünen yüzey ile tarihsel neden aynı şey değildir. Marksist açıdan mesele bireyin karakteri değil, bireyi üreten toplumsal ilişkiler bütünüdür. Avrupa’da bugün yaşanan aşırı bireyselleşme, psikolojik bir bozulma değil, sermayenin uzun tarihsel saldırısı sonucunda oluşmuş sınıfsal bir tablodur. Sorun, insan doğasında değil toplumsal hayatın maddi dayanaklarının çözülüşündedir.