Yapay zeka düşüncelerimizi nasıl tekdüzeleştiriyor?
Yapay zeka vasatın teknolojisidir.
Geçen yıl Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) yürütülen bir araştırmada, Boston çevresindeki üniversitelerden 50’den fazla öğrenci üç gruba ayrılarak “Başarılarımızın bizi gerçekten mutlu etmesi için başkalarına da fayda sağlaması gerekir mi?” gibi geniş kapsamlı sorulara yanıt verecekleri, SAT (ABD’de öğrencilerin eleştirel düşünme ve analiz yetilerini ölçümleyen üniversiteye kabul sınavı) tarzında denemeler yazmaları istendi. İlk gruptan yalnızca kendi bilgi birikimlerini kullanarak yazması istendi. İkinci grubun ihtiyaç duydukları bilgilere erişebilmek için Google aramaları yapmasına izin verildi. Üçüncü grubun da kullanıcı sorgularına karşılık uzun pasajlar veya denemeler üretebilen yapay zeka asistanı ChatGPT’yi kullanmasına izin verildi.
Tüm gruplardaki öğrencilere görevlerini yaparken beyin aktivitelerinin ölçümlenebilmesi amacıyla üzerine elektrotlar yerleştirilmiş birer başlık takıldı. MIT Media Lab’de araştırmacı ve deneyi belgeleyen raporun ortak yazarlarından Nataliya Kosmyna’ya göre, araştırma sonucu çarpıcı bir farkı ortaya çıkardı: ChatGPT kullanan katılımcılar, diğer iki gruba kıyasla daha düşük düzeyde beyin aktivitesi sergiledi. Bu büyük dil modelini kullanan katılımcıların sonuçları, öğrencilerin beyinlerinin farklı bölgeleri arasında daha az bağlantı oluşturduğunu, yaratıcılıkla ilişkilendirilen alpha bağlantısının ve çalışma hafızasıyla ilişkilendirilen theta bağlantısının bu öğrencilerde daha düşük düzeyde olduğunu gösterdi. ChatGPT’yi kullananların bir kısmı yazdıkları denemelerin kendilerine ait olmadığını hissettiklerini belirtti, bir sınav turunda da katılımcıların yüzde 80’i bizzat yazdıkları varsayılan bu denemelerden hiçbir alıntı yapamadı. MIT’nin bu araştırması, Kosmyna’nın “bilişsel maliyet” diye adlandırdığı olguyu, insanların eskiden kendi başlarına yaptıkları görevleri yapay zekaya devretmelerinin bilişsel bedelini bilimsel olarak ölçen ilk araştırmalardandı.