ELEŞTİRİ
Bizi öldüren filmleri neden seviyoruz?
Çocukluğumuzda izlediğimiz filmler, arzularımız hakkında bizden daha fazla şey biliyor olabilir.
ARAŞTIRMA
Eleştirel düşüncenin önündeki başlıca görev, ölümsonrası ideolojiye başkaldırmaktır.
ELEŞTİRİ
“Bir varlığın özgür olmasının tek koşulu seçim yapabilmesi midir?”
-SPOT
Uzun soluklu bir araştırmanın çıktısı olan “Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları” sergisi, Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı.
Eleştirel düşüncenin önündeki başlıca görev, ölümsonrası ideolojiye başkaldırmaktır.
Yıllardır pompalanan finansallaşma ideolojisi, çalışıp biriktirerek kurmanın imkansız olduğu bir hayat vadediyor.
Hayatı bitirerek ilerletiriz, başka türlüsü mümkün değildir çünkü.
Artık yapay zekaya yönelik kolektif inancın aşınmasının başlangıcına tanıklık ediyor olabiliriz.
Mutluluk, karşılaşmaların örgütlenmesidir, yani bir habitat meselesidir. Bu iddia kulağa yeni geliyorsa, unutkanlığımızdandır.
Belki de artık ayıya, domuza ya da tilkiye “Burada ne işin var?” diye sormayı bırakmalıyız.
Sosyal medya algoritmalarına mecbur değilsiniz. Kaçırmamanız gerekenler her hafta e-posta kutunuzda.
Duygular hafızanın tutkalıdır. Bir şey sizin için fazla duygusalsa hayatınız boyunca hatırınızda kalır.
“Yeniden aramıza hoş geldin Deniz, seninle gurur duyuyoruz.”
“Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir.”
Çocukların iyi beslenebilmesi bir ayrıcalık, okula devam edebilmesi de ailesinin gelirine bağlı bir lüks olmamalı.
Belediyeler sahip oldukları kapasiteyi içinde bulundukları siyasal momentle nasıl ilişkilendiriyor?
Yıllardır pompalanan finansallaşma ideolojisi, çalışıp biriktirerek kurmanın imkansız olduğu bir hayat vadediyor.
“Karizma” dediğimiz aslında nedir, iktidar ve nüfuzla nasıl bir bağlantısı vardır?
Hayatı bitirerek ilerletiriz, başka türlüsü mümkün değildir çünkü.
“Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.”
Bir insan öldüğünde dünya şaşırtıcı ölçüde aynı kalır.
Kamera biraz aşağıya indiğinde bütün hiyerarşi yerle bir oluyor.
Melik Kuru’nun ilk uzun metrajı İsimsiz Eserler Mezarlığı (2025) daha ilk dakikalarından itibaren insanı basit görünen ama cevabı giderek zorlaşan bir soruyla baş başa bırakıyor: Bir insan yaptığı şeye gerçekten inanıyorsa, hayatını sürdürebilmek için ondan ne kadar vazgeçebilir? Genç fotoğrafçı Aslı’nın sorunu üretmek değildir. Fotoğraf çekiyor, bakıyor, arıyor,